SEVİMLİ BALIKLARIMIZ ve SOBE

Esma’mın yoğun isteği üzerine sevimli balıklarımızın evlerini ( residance gerçi ev hafif kalır) ailemizin içindeki adlarıyla şımarıklarımızın resimlerini gösteriyoruz size…

Anne nolur balılarımız koy bloguna anne nolur internette balıklarmızda çıksın.Al çıksınlar işte…

Meraklısı varsa yazayım hemen:iki sarı prenses,bir beyaz prenses,iki ıceman, iki yunus,bir mücevher,bir argus,bir kral birde türünü bilmediğim bi balık besliyoruz.genel adlarıyla cichlid.Bizmikiler malawi…Çok sevimliler bakması ilk başta meşakkatli gibi görünsede onların sağlıklı büyüdüğünü görmek huzur veriyor.İnanın gece yarılarına oturup seyrettiğmizi biliyorum strese birebir…Hastalanmadıkları sürece tabiii :(

Gelelim aysultan cım beni sobelemiş onları cevaplamaya…




EN BÜYÜK HAYALİM:

Şu ana kadar en büyük hayalim diye tek bir şey hayal etmedim sıralarsam uzaaar gider…Ama orman aşığı bi insan olarak orman manzaralı yok yok ya da ormanın tam içinde ormanla içiçe bir evde yaşamayı bol oksijeni,sabah uyandığımda ağrısız sağlıklı kalkmayı ve tüm zamanların en dinç yorulmayan insanı olmayı isterdim doğrusu tabii bir laptop ve wireless….:))))) artık topladığım ottan kökten şifalı çorbalar yapar onları paylaşırdım blogumdan sizinle…

Bu işin hayal boyutu ama azcık çabalarsam elde edebileceğim ( tabi Rabbimin Rahmet sıfatıyla) bir şey daha varki öz hakiki bir müslüman olmak.Hak ve hakikatleri anlatmada yorulmayan davasında ısrarlı ayrıca farzı sünnetiyle nafilesiyle eksiksiz ibadetler…Bunu çok isterim…

BLOG YAZMAYA İLK NE ZAMAN BAŞLADIM:?

Ya açıkçası bir eylül akşamı ben kendimi bilgisayar başında bir kaç blogger arkadaş bulmuş, habire yediklerini resimlerken-acıktıkça resimleremi bakıyosun- diye dalga konusu olmuş bi halde buldum.Olay nerde nasıl başladı bilmem..galiba mayıs gibiydi…:)

BLOG YAZISI KONULARININ BELLİ Bİ ÇİZGİDE OLMASINA ÖNEM VERİYORMUYUM :

Normalde hızlı konuşan bir kaç konudan aynı anda bahsedebilen bi insanımdır eşim bazen ‘otomatiğemi aldın be hanım’ der.Burda yazarken daldan dala atlamamak için kendimi zor tutuyorum ama sizinle sadece yediklerimi değil sıkıntı dert,sevinç namına ne varsa paylaşmaya çalışıyorum.

BLOG YAZMAYI NE KADAR SÜRDÜRECEĞİM:?

Blog yazmaya çok severek ve hevesli başladım sanırım bırakırsam bu zorunlu istemdışı bi bırakma olur ama ben kendimi şahsen gözlüklerinin üstünden bakan bi nineyken bile tıkır tıkır klavyeyle, ya da bir sofrada elinde makineyle teknoteyze,yada laptopunu koltuğuna vurmuş süper babanne olarak hayal ediyorum…

BLOG YAZMAK BENİM İÇİN EĞLENCELİ BİR UĞRAŞKEN ŞİMDİ ARTAN BEKLEYİŞ YÜZÜNDEN ZORUNLU BİR HAL ALMAYA BAŞLAD MI :)

Ya tabi ilk başta keşfedilmeme korkusu vardı…Blogger arkadaşlarla tanıştıkça onların bloglarını okuyup eğlendikçe( bazen saatler süren yüksek kahkahalarım oluyo) şimdi tanımadığım insanlarla lezzetli paylaşımlarda bulunmayı seviyorum.Hoş 15 yaşımdada tanımadığım insanlarla konuşuyodum ama orası chat odasıydı bilenler bilir zurnayı…( bunu babam ve eşim duymasın ama sabahladığımızı bilirim ablam ve kardeşimle aşırı eğlenceliydi…)

BLOG YAZMAK İÇİN GÜN İÇİNDE BAZI ŞEYLERDEN FERAGAT EDİYORMUYUM:?

Her ne kadar her işin sonuna blogu bıraktığımı düşünsemde geçenlerde Esma’nın anaokulundan aradılar çocuğu bi ara alın almıycaksanız kışlıklarını getirin üşüyo yavrucak buralarda diye…:))))))

Birde evi süpürmüştüm eşim süpürgenin üstünden atlayıp geçiyo mutfağa, haftaya da salonu süpürüp kaldırıyım artık makineyi…:)))))))

Değil tabiki buluyorum kendime işte bi aralık…Ben yazarken değil daha çok diğer blogları seyraleme çıktığımda giriyorum monitorün içine…

Aysultan dan gelen pası sevgli kardeşcim Safiye ye ve binbirçeşni ye atıyorum sevgiler…..

3 comments

Leave a Reply


*