PORTAKALLI KURABİYE

Hafta sonları aile toplantılarımız oluyor demiştim daha önceki yazılarımın birinde.Biraz bahsetmek istiyorum kalabalık ailede büyümenin ve hayata devam etmenin faydalarından bugün…
Yoğun bir hayat koşuşturmacası düşünün.İki-üç çocuk okula gidiyor.Birinin sınavı birinin ödevi ,hafta sonu dersanesi küçüğün anaokulu, arada alınan -ya da alınması gerekip te ihmal edilen-misafirler, ziyarete gidilen – ya da gidilmesi gerekipte ihmal edilen- hastalar arkadaşlar aile büyükleri.Komşunun gelini doğum yapmış gidilecek ama ilk müsait olduğunuzda bi bakmışsınız çocuk yaşında…Hastanede yatan arkadaşınızı ha gittim ha gidicem diye ertelerken bi bakmışsınız çoktan iyileşmiş kalkmış ayağa.Birinin cenazesimi olmuş gelen gideni çoktur çekilsin kalabalığı da uğrarım inşallah derken bi bakmışsınız acısını ‘hayat devam ediyor’ diye atmış içine çoktan.
İşte bu koşturmacanın içinde ihmal edilenler sayıldıkça çığ gibi büyür liste.Ama en az ihmal etmemiz gereken akrabalarımız biraz daha çerçeveyi daraltırsak birinci dereceden ailemiz.Büyükşehirde yaşıyor olmanın verdiği mazeret kolaylığı ile bayramda hal hatır sorduysak sitem ettirmeyiz kendimize.Temel bir kaç sebep vardır sıralanıverir dilimize “Oğlanın dersanesi olmasa,çok birikti iş güç bilirsin, ay işte bizimbey geç çıkıyor işten ( ki bu ben oluyorum ) hafta içi çok ders yüklüyor okul anca yetişiyor,trafik v.s. v.s.”
Bu saydıklarımızn hiç biri kardeşimizle oturup hasbihal etmekten daha önemli değil.Hiçbiri çocuğumuzu teyze dayı amca hala gibi akrabalar ve kuzenleriyle iç içe büyütmekten daha önemli değil.Aileyle görüşmeyi belli bir rutine oturtup bunu hayatımızın bir parçası haline getirirsek,hafta sonu bizden değişik bir şeyler yapmamızı isteyen çocuğumuza unuttunmu yavrum hafta sonu aile toplanıtmız var diyebilirsek bir zaman sonra evladımıza da daha keyif verecektir tek başına alışveriş merkezlerinde buz pateninde sinemada gezmektense kuzenleriyle ve anne babasından sonra bir ihtiyaç durumunda ona sahip çıkacaklarından emin olduğu teyze amca dayısıyla vakit geçirmek.Sosyal olmak tabiiki bu devrin çocuklarında olmazsa olmaz bir ihtiyaç.Ama sosyalleşmek adına kendimize ve aile içi muhabbeti artırma adına ailemize ayırdığımız vakti gözden geçirelim bir daha.
Biz benim ve eşimin ailesiyle ( bir cumartesi babanne,bir cumartesi anneanne toplantısı) olacak şekilde aile toplantısı adı altında toplanıyoruz.Bunun bir çok faydasını gördüm.Başta okunan Kuran-ı Kerim meali ya da kültürel bir derginin okurları ile paylaştığı güncel bir makale v.s. yeni bir şeyler öğrenmenin yanısıra bildiklerimiz hatırlamak için iyi bir fırsat oluyor.Hastalığa,kazaya,müjdeye telefonla geçmiş olsun yada gözünaydın demenin dışında sıkıntılı anınızda ailenizden canınızdan kanınızdan birinin desteğini birebir görmek moralinize moral katıyor.En önemlisi de akrabanın önemini bilerek büyüyen sizden önce özleyen ve görmek isteyen çocuklarımız…Tavsiye ederim.Ailenizle yada en azından bir kısmıyla aynı şehirdeyseniz başlayın ve deneyin derim.
Bu toplantılarımızda gurbettekilerde unutulmuyor.Online webcam sistemi ile iştirak ediyorlar :)
İşte bu toplantılarımızdan birine yapıp götürdüğüm portakallı kurabiye.Portakal kokulu mis gibi.Ağız tadınıza tad katsın diye ….
Malzemeler:
  • Bir yumurta,
  • 250 gr ( bir paket )tereyağ,
  • 5 yemek kaşığı pudra şekeri,
  • Bir su bardağı mısır nişastası,
  • Bir çay bardağı portakal suyu,
  • Bir portakalın kabuğunun rendesi,
  • Aldığı kadar un ,
  • Kabartma tozu,
  • Üzeri için:
  • Yumurta akı ve toz şeker.
Yapılışı:
  • Oda sıcaklığına getirdiğiniz margarini pudra şekerle iyice yoğurun.Diğer malzemeyi ekleyip yumuşak bir hamur olunca hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp önce yumurta akına sonra tozşeker bulayıp fırın tepsisine dizelim.150 derecede pembeleşinceye kadar pişirip servis yapalım.Renginden olduğuna karar verince çıkaralım.Soğudukça içini çekiyor.Şimdi yarın hastanede yatan arkadaşıma götürmek üzere mutfağa girip bu kurabiyeden yapacağım…
Afiyet olsun…Sevgiler…

20 comments

  1. nurlamutfagadair says:

    Canım benim demekki bir ben değilmişim hiç bir yere yetişemeyen.Bu misss gibi kurabiyeyi on senedir nerde görsem deneyeceğim deniyorum.Ama hep unutuyorum.Bu arada yaş 35 ablayım tabiii-keteleri yemeye gelirsen çook sevinirim.Çünkü benim ist.hiç akrabam yok ve işin tuhafı Erzurum’lu tanıdığımda yok,kapımı hemşehrimin çalması benim için mucize gibi birşey olurdu.sevgiler benden sana…

  2. özlem says:

    ellerine sağlık gerçekten çok lezzetliydi özellikle pişerken mutfağı çok güzel bir portakal kokusu alıyor herkese tavsiye ederim

  3. meliha says:

    Çok doğru şeyler yazmışsın sanki benim yaşadıklarım ve düşüncelerim.

    portakallı kurabiyeyi çok severim missler gibi
    ellerine sağlık
    sevgiler

  4. Papatya Prenses says:

    Biz her cumartesi akşamı teyzeme gideriz ki ananem orda kalıyor.. Ve aylık akraba toplantımız vardır sayir gün görüşsek bile ayda birin yeri ayrıdır. Hatim duamızı yaparız filan..
    Her zaman hayret etmişimdir ailesinden kopuk yaşayan insanlara..
    Rabbim muhabbetinizi-muhabbetimizi artırsın inşallah..

    Portakallı hiç birşeye hayır diyemem:) Ellerine sağlık canım..

  5. bahar says:

    BUGÜNLERDE BENDE PORTAKALLI TARİFLERE TAKILMIŞ DURUMDAYIM. GERÇEKTEN KURABİYELERE DE PORTAKAL KOKUSUYLA ÇOK YAKIŞIR. ELİNE SAĞLIK CANIM SEVGİLERLE

  6. akasyakokusu.blogspot.com says:

    Hansa’cım dediğim ara bitti canım..Burdayım..
    Önce belirteyimki bizde iki kardeşiz ama ben gurbetteyim..
    Babamlarda rahmetlik annemlerde kalabalıklar..Babamın tarafı Erzurum’lu o taraf hep kalabalık bilirsin..Anne tarafı Antalyada ama eski bağlar yok şimdi..Herkes çoluk çocuk geçim derdinde..Eski tutkular yok…Ben Erzurum’luları oldum olası birbirlerine çok düşkün oldukları için sevdim..Hastalıkta,düğünde,bayramda,mevlütte normal günde bile çok düşkünler birbirlerine..Gelen-giden-yiyilen-içilen belli değildir hep beraberdir..Hiçte erinmezler öff demezler.
    Ne diyim onların kanlarında var..Neyse birlik beraberlik günlere diyelim kurabiyemizi yiyip tatlı düşünelim.
    Eline emeğine sağlık canım..Serap nasıl şimdi acil şifalar onada..amin..

  7. TAZE NANE says:

    *Güller hep ellerinde açsın,
    ama dikenleri batmasın.
    Sevda hep seni bulsun,
    ama seni yaralamasın.
    Mutluluk hep yüreğine dolsun,
    ama beni unutturmasın..

  8. Leyla Poyraz says:

    Hansacım çok güzel söylemişsin..gönlüne sağlık..valla biz ailecek akraba ziyaretlerine bayılırız..biz gitmesek onları çağırırız..neyse portikal kokolu kurbişler enfes görünüyor..ellerine sağlık..
    CUMAN MÜBAREK OLSUN..SEVGİLERLEE..

Leave a Reply


*