BUĞU KEBABI ve PİLAV


Hayatın akışı içinde unuttuğunuz oldumu hiç daha önce yapmama kararı aldığınız şeyleri….Yada daha açıklayıcı şöyle diyim;yapınca sonucundan mutsuzluk çıkan şeyleri dalgınlıkla yaptığınız oldumu hiç? Benim olur arada.Sonuçlarına katlanıyım mecburen derken vakit geçmez bir türlü.Mutsuz beklerken unutulsun,herşeyin ilacı zaman çözüversin bunu da diye beklerken sanki her şey daha bi hatırlatır hatanızı yada hatasız olsanız bile yaşanan olayı…
Sıktıkça sıkarsınız kendinizi,geri saramadığımız için saatleri,bundan sonra tekrarlamama sözü ve tekrarlamama gayreti ile aşacağınıza karar verirsiniz bu tarz sorunları…ama dedimya sonra bir gün bir yerde elinizde olmadan çıkıvermiş ağzınızdan bir incitici söz yada başkasının sözüyle incinivermişsinizdir.
En canı sıkkın ve en dargın anında bile olaya güldüren yönünden bakmayı veya insanları güldürmeyi başarmış biri olarak( ciddi bi üzüntü olmadığı müddetçe yıkmam kendimi ölüm v.s.) bu duygu durumunda boğuşurken nasılsın neler yapıyorsun diye sorana : iyiyim bol bol papatya çayı içip kuzu-koyun eti yiyorum papatya çayı sinir yatıştırıcı koyun eti Rabbin yarattığı fıtratı gereği uysallık verici…bu ara ihtiyacım varda diye cevap verirken dağılıyor karşımdakinin gülümsemesi ile tüm kafamı kurcalayan düşüncelerim :)))
Umarım yazının başında oluşan kasvet bu mantıkla biraz dağılmıştır…Şimdi ihtiyaç hissettiğimiz anda pişirebileceğimiz bir kuzu yemeği tarifi veriyorum.Hani misafirim gelmişti fii tarihinde de menüyü sofrayı vermiştim işte o günden kalan bir tarif.Resmi begenmedğim için bunu paylaşmayı düşünmemiştim ama blogunda değişik et yemekleri varmı diye soranlara ithaf olsun….
Malzemeler:
  • İki kilo kuzu kuşbaşı,
  • İki paket arpacık soğan,
  • bir domates,
  • tuz kırmızı biber,
  • iki kaşık sıvıyağ,
Yapılışı:
  • Kuşbaşı etimizi iki kaşık sıvıyağla düdüklü tencereye alalım.Üzerine soyulmuş soğanı rendelenmiş bir domatesi,ekleyelim yarım su bardağı su ekleyip tuzunu biberini arzu ettiğimiz baharatları ekleyip düdüklüyü kapatıp yaklaşık bir saat kısık ateşte pişirelim.Eğer güceç kullanacaksanız;tüm malzemeyi tarife uygun güvece alıp uygun kapağını kapatalım.Un ve sudan oluşan bir hamur hazırlayalım.Kapağın etrafına hava almayacak şekilde döşeyelim.Yine bir saat pişirelim.Düdüklüden daha lezzetli olacaktır kesin ama güveç her evde yok bende de :(
  • Pilavın tarifini vermeme gerek varmı bilmiyorum ama ben acemi aşçılar için yazayım.
Malzemeler (4-5 kişilik):
  • İki su bardağı pirinç,
  • İki kaşık sıvıyağ,
  • İki kaşık tereyağ,
  • 3 su brdağı kaynar su yada et suyu,
Yapılışı:
  • Pirinci yaklaşık yarım saat önceden derin bir kapta kaynar suda bekletelim.Tencereye tereyağı ve sıvıyağı alalım.Yağımız kızmaya başlayınca yıkanıp süzülmüş pirinci tencereye alıp kısık ateşte kavurmaya başlayalım. Pirinçlerimiz sertleşince tuzunu atıp kaynar ısıda olan suyumuzu yada et suyunu ekleyelim.Karıştırıp yine kısık ateşte demlenmeye bırakalım.Suyunu çekince pişip pişmediğini kontrol edip altını kapatalım.Dinlenme süresini geçince servis yapalım.Ben pilavı genelde kaseyle yada tupperware nin marifetli prensesiyle ( aygülcüm kulakların çınlasın) servis edip ortasında oluşan çukura da mısır biber dereotu üçlemesinden oluşan süsleme eşliğinde servis ederim…..

15 comments

  1. NEŞELİ GÜNLER says:

    güzelim ellerine sağlık. harika görünüyor .yazdıkların çok hoş şeyler anladığım kadarıyla iyimser pozitif birisiniz.bu tarz kişileri çok severim hayatı zehir etmezler kendilerine ve cevrelerine .
    kocaman sevgiler

  2. Canan says:

    Hansa canım arkadaşım. İnşaallah moralin bozuk değildir. Gerçekten çok üzülürüm. Ama her halde güzel düşünmek ya da çabalamak çok iyi bir meziyet. Başarabiliyorsak ne mutlu. Yaptığın kebap çok güzel görünüyor. Ama ben senin tabağına bayıldım hatta bittim. Ne hoş bir tabak. İnanmayacaksın belki ama bana Osmanlı saraylarını anımsattı. Ya da Yavuz Sultan Selim’in yeşil kaftanını. Yani harika. Ellerin dert görmesin güzel arkadaşım.

    Muhabbetle
    Canan

  3. diyalogyemekleri says:

    slm..cnm arkdaşım neye üzüldüysen sağ tıkla ve yoksay..başka çaresi yok ki bunun,ben arada yoksayıyorum,olmadı resetliyorum yine olmazsa format atıyorum.yoksa nasıl hep gülümsemeyi başarabilirdim ki bunca sene..bu arada çay mı kahve mi kahvaltı mı her ne ise yapalım biran önce.slmlar…

  4. Leyya says:

    canım hansa ne kadar da benzeşiyoruz şu tekerrür konusunda)ama ben sonucuna katlanmak konusunda sen kadar sabırlı oldugumu söyleyemem basarım bi de yaygarayı))
    yamegin de resmide gayet güzel..eline sağlık koyun etine devam))
    hıı kızı türk kadın tipine uygun etmişim di mi))armut gibin olmuş)

  5. simayhobievi says:

    merhaba hansa yazının başını okudukça eyvah nolmuş bu hanıma böyle diye içimden geçiriyordumki yazının sonu çok iyi bağlanarak güzel bir tarifle taçlandırılmış çok etkileyici bilinçli olarak birşeyler yapıp yemek etkisini bilmek daha da etkileyici geldi
    eksiklerimizi bilip bunlar karşısında aldığımız kararları uygulamak bizi özel yapan şey olsa gerek süpersin canım kutluyorum seni eline emeğine sağlık diyorum

  6. özlem says:

    ellerine sağlık çok güzel görünüyor.bu yemeği ilk yaptığımda düdüklüm patlamıstı ve her yer et ve arpacık soğan olmustu ve en kötüsü 15 dak.sonra da misafirlerim gelmişti :(((

Leave a Reply


*