BİZDEN HABERLER

12 Mart’ta son yazımı yazdığımdan beri evimize bir şekilde giren virüsü kovma çabalarımız sonuç vermiyor.Allah daha büyüğünü vermeden iyileşmek istiyoruz artık ailecek.
13 mart günü kızım çok özlediği babannesine gitmişti akşam döndüğünde yanaklar kıpkırmızı ateş 38 boğaz bembeyaz….Hemen ertesi sabah doktorumuzla başlattığımız telefon trafiği ile antibiyotiğe başladık.Cumartesi ateş düşmez, pazar düşmez.Ateşinin 40 olduğu dakikalarda soğukkanlığımı yitirmemek için epey uğraştımTüm ağlamalarına ve karşı koymasına rağmen soğuk duş aldırmanın,vücudunu ıslak tülbent mendil gibi bir şeyle silmek fayda ediyor.Tavsiye ederim çocuğu olanlara.Pazartesi soluğu doktorda aldık.Kan ve idrar tahlillerinden sonra ateş düşürücü şurubun dozunu artırıp iğne yazdı.Önce kolundan kan aldıran Esma iğne olmamak için binbir dereden su getirse de kaçış yoktu.İğneyi oldu.Hastanenin acili ayağa kalktı.Bu arada Esma’yı susturmak için bak odalarda hasta çocuklar yatıyo daha fazla bağırırsan onlar uynaır dediğimde bana “hanımefendi çocuk katı ikinci kat yanlış geldiniz heralde “diyen görevliye o an cevap verecek halim yoktu şimdi sesleniyorum.Biliyorum …O an kızımın merhamet damarı kabarsın sussun diye öyle demiştim. :)
İğneyi yiyen kızına kıyamayan baba diğer olacağı iki iğne için ödemeyi peşin yaptı ve oyuncakçıya gidildi.Ben bu arada ayağını aksatan Esma’ya sürekli hadi kızım ne var bi iğne yürürsen açılır gibi laflar ediyorum.Eve gelip Esmayı uyuttum bir saat sonra ayaklarından başlayan kafa ucuna kadar belirleşen kıpkırmızı noktacıklar…!!! Hemen telefona sarıldım.Sabah hastaneye tekrar.İğne zaten alerjik bünyesi olan Esma’yı zayıf yerinden yakalayıp döküntü yapmıştı.Şuruba cevirdik.Birde alerjik döküntüler geçsin diye bir şurup gece tüm evi saran horlamalarını engelleyecek bir burun damlası ve doktorun biraz daha kalırsanız daha çok masraf çıkacak demesiyle eve döndük.İlaçlarını düzenli verince ve sabaha kadar uyumadan endişe içinde bekleyince,her sabah okula gitmek için yalvarırken onu canı sıkılmasın diye alengirli şeylerle oyalayınca,onunla akla hayale gelmeyen faaliyetler yapınca bir kaç gün sonra düzeldi.Kuruyan dudakları,döküntülü kıpkırmızı yanakları,ve ateşli anında anne dedem niye hiç bize gelmiyor sitemleri sona ermişti.Allah’a çok şükür kızım iyileşti.Perşembe akşamı sanki kırk haftayı aynı anda yaşamış kadar yorgundum.Cuma aile toplantımız vardı.Cumartesi pazar Esmoşumla keyif yapacaktık.
Gece rahat uyuma hayaliyle yattım.İki saat sonra uyandığımda gayri ihtiyari Esmanın yanına fırladım.Yooo gayet iyiydi.Mışıl mışıl uyuyordu.Eee ben niye uyanmıştım.Uyuyakalırım korkusu ile saatide kurmamıştım.(kurunca muhakkak önce uyanmış oluyorum gerçi).Boğazımdaki hafif yanma hissi ve kaşınan göz ile geri yattım.ertesi gün aile toplanıtmıza iştirak ettik ama gece dönerken soluğu nöbetçi eczanede aldık.Eczaneden sıradan bir şeydir diye aldığım damla, ağrı kesici şeyler banamısın demedi.Pazar gecesi titreme hissiyle uyanıp aynaya baktığımda sol gözümün yerinde beyzbol topu büyüklüğünde kıpkırmızı,boğazımda ise ölçümleyemediğim bembeyaz bir perde vardı.Esma’dan kalma alışkanlıkla ateş düşürücüye sarıldım.Sonuç 41.4…..Allah allah….pazar pazar nereye giderdim.Bekledim pazartesi sabahı dooğru kulak-burun-boğaza.Muayene oldum.Kan tahlili istiyorum dedi doktor.Bir tahlil sonuçlarına bir bana baktı…Çocuğunuz varmı ,evet var.Kaç yaşında ? ..6.. Uzak durun çocuktan…ağır bir virüs ve bulaşıcı…O virüsün nerden geçtiğini sorsana bana doktor beeeyyyyyyyy……!!!!!
İğne yazdı bir güzel indim acile oldum iğnemi.Yürüyebiliyomuyum…hayır…Aaaah Esmam daha çok ağlasaymışsın keşke haklısın diye diye çıktım hastaneden.Hala ağrım sızım var.bugun salı ve ben hala perşembe akşamı hayal ettiğim derin uykuyu uyuyamadım.İğneler bitene kadar da sanırım hayal.Ve bana ders olanlara sıra gelince.:
  • Hayatta hiçbirşey yaratıcı istemeden olmuyor,
  • Aldığımız nefesi vermek ne büyük nimet,
  • Ağzımıza aldığımız lokmayı hadi onu bırakın tükrüğünüzü yutkunabilmek ne büyük nimet,
  • Zerre kadar bir virüsü yönetemiyorsak Dünyaya bu kadar dalıp dünya hevesiyle dolup taşıyoruz boşuna…

İşte bu ve buna benzer dersler çıkardık ailecek.Bu arada eşime yemek,sini sofra bulaşık konusundaki yarıdımından dolayı çook teşekkür ederim.Gerçi bu virüs benide yatırmadan çıkmaycak belliki bu evden diye diye kendine altyapı hazırlamışda olabilir.Ama iki-üç ay kadar makarna görmek istemediğim kesin….

Allah tüm hastalara acil şifa versin.Gerçekten çok zor kimseyi yatırmasın.Ve sahipsiz bırakmasın…duanızı eksik etmeyin…ben yatmaya gidiyorum..:((((((

aşağıdakide ilaç masamızın üstü :)))

şaka şaka değil tabiiki resmi netten buldum :) ben öyle ceyiz sandığımın üstüne dizmiyorum.İlaç sepetimizde duruyor.

21 comments

  1. simayhobievi says:

    çok geçmiş olsun arkadaşım yazdıklarınız her evde aşağı yukarı yaşananlar yalnız değilsiniz yaniii acil şifalar dilerim Allah tekrarını yaşatmasın üzt üzte çekilmiyo:))

  2. sema says:

    Hansacığım çok çok geçmiş olsun. Okuyunca çok üzüldüm. Aslında bizde de benzeri bir durum var. Eşim geçen hafta İsveçe gitmişti ve çpk kötü bir griple döndü. 5 gün yattı ve ben de iki gündür aynı belirtilerle boğuşuyorum. Acil şifalar dilerim.

  3. lavantin says:

    Gecmis olsun…
    Ah bu ev ahalisi tümden hasta olmuyor mu. helak oluyoru yani.:)
    Biz de hastalandik mi, hep ma aile hastaliniyoruz.
    Ilac sandigin cok hos.:))
    Hayirli cumalar…

  4. hayatcemresi says:

    hayırlı cumalar kardeşim,
    çok çok geçmiş olsun,sağlığın değerini ne yazık ki hastalanınca anlıyoruz,mü’min olmak ne güzel
    her halimiz bizim için kazanç…
    çektiğin acılar günahlarına kefarettir inşaallah.
    Rabbime emanet ol,sağlıklı ve hayırlı günler,sevgiler…

Leave a Reply


*